Bir ideolojinin sefaleti ve Rus popülizmi


Hani şu klişe vardır ya, "Tarih tekerrürden ibarettir" falan diye üst perdeden hükümlere varan?!.. İnsan bazen "acaba mı ki?" demeden duramıyor, çünkü koca koca politikacılar, tarih boyu bile bile aynı "hata"ları yapıyorlar. Tabii bilinçli yapılınca bunun adı "hata" da olmuyor, "kendi varlığının zıddına/tersine hareket etmek" gibi bir şey oluyor, sonuçta sapılan belli istikametler o ülkelerin alenen aleyhlerine işliyor, mesela "Yeni Osmanlı" bu tür bi "şey". 

"Biz bundan kelli Osmanlıyı yeniden kurucaz, Osmanlı olucaz" demek, eski Osmanlı coğrafyasında kurulmuş 24 ülkenin devletine, "Bak gene geldik, burları biz yöneticez, siz ufaktan toz olun" demektir ve bunu Azerbaycan'dan Yemen'e, Bosna'dan Cezayir'e, oradan Sudan'a kadar hiç bir ülke kabul etmez. "Yeni Osmanlı", bütün bu ülkelerle bir şekilde kapışmayı göze almak, hepsine birden meydan okumak demektir. Şimdi aynı şeyi Rusya yapıyor...

Rusya'nın Putin öncesindeki eski Başkanı ve şimdinin Milli Güvenlik Konseyi şefi Dimitri Medvedev, Rus Facebook'u VKontakte'de zehir zemberek bir yazı yazıp (veya yazdırıp), eski Sovyet coğrafyasının en geniş sınırlarıyla tek birleşik bir ülke (Rusya) olarak yeniden kurulmasını istedi. Bunu yapmayı deneyebilecek askeri güce sahip "Kutsal Rus Dünyası" idealinin yanında "Yeniden Osmanlı" hülyası; Rusya'mım askeri kabiliyetlerine sahip olmayan Türkiye için, kum havuzunda yaz tatili oyunları sayılır. Böylece Rusya da Finlandiya'dan Moldova'ya, Moğolistan'dan Kazakistan'a, hatta bir süre işgal ettiği İran Azerbaycanı'na ve buraların Erzurum'una kadar bir dolu ülkeye ve bölgeye "Biz gene geliyoruz" demiş oldu. Ama bu "hata"dan -laf bazında- dönmesi, Türkiye'deki gibi yılları ve de yılları almadı, sadece 10 dakika sürdü. Ardından, her popülist Sağ iktidar gibi Medvedev'in celallenmesine, alışıldık türden bir "izahat" geldi: "Hacker'lar Medvedev'in hesabını ele geçirdiler, bu yazıyı da onlar yazdı, Medvedev değil."

Yani ABD seçimlerine bile karışıp maydenoz olabilecek kadar "ileri" Hacker "teknolojisi"ne sahip bir ülkenin en önemli iki-üç kişisinden birinin hesabını ele geçiren bilgisayar korsanları, bi yazı koyup on dakika sonra hesabı geri vermişler! -tabii buna inanmak istediği için inanan da bulunur.

Konu, bir tür "Dış Dünyanın reflekslerini ölçmek" denemesi gibi, veya zamansız öten danışman horozun sesini kesme hızını test etmek amaçlı bir manevra da olabilir, ama niyeti göstermesi bakımından önemlidir.

Rusya'da çok ilginç şeyler oluyor, -daha doğrusu oluyordu da, artık daha göstere göstere oluyor ve bu da, haliyle dikkat çekiyor...

Daha dikkat çekici olan, Ukrayna Otosefal Ortodoks Kilisesi'nin İstanbul'deki Dünya Ortodoksluğu'nun onursal başkanlığına, Ekümenik Patrikhane'ye 27 Temmuz'da bir mektup göndermiş olması ve mektubun bu diyarın basınında nedense hiç duyulmamış olmasıdır. Ortodoks Ukrayna Metropoliti, Rus Ortodoks Kilisesi patriği Kirill'i İstanbul'a şikayet ediyor ve onu, Putin'in milliyetçi "Ruskiy Mir" (Rus Dünyası) ideolojisini savunmakla suçlayıp İstanbul tarafından soruşturulmasını (ve mahkum edilmesini) istiyor. Putin'in 2001'de tarif ettiği Bu ideolojiye göre, Rus ulusu ve Rus devletinin dünyada ve ortodoks kilisesinde imtiyazlı "yüksek" bir yeri vardır. Ukrayna kilisesi, bu ideolojinin etnik bir teori olduğunu, Rus Ortodoks Kilisesi'nin, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısını da bu "üstün Rus" pozisyonundan "haklı" saydığını anlatıyor. Rus Patrik Kirill, Ukrayna'nın Rusya'ya ait olduğunu söylüyor. Ruskiy Mir ideolojisine göre Lenin büyük bir hata yapmış ve Rus İmparatorluğu topraklarını cumhuriyetlere ayırarak Rusya'yı zayıflatmıştır. Bu ideoloji, bir "Rus Uygarlığı"ndan söz eder ve bunun temelini de Ortodoks Hristiyanlık dini sayar, Kiev hükümdarı Vladimir'in 10. Yüzyılda vaftiz edilmesiyle başlatır. İdeoloji, bugünkü Rusya'yı, esas olarak Belarus ve Ukrayna'yı ve tabii daha sonraki Sovyet coğrafyasını da kapsayacak şekilde düşünmektedir. Temeli "Ortodoks Hristiyanlık inancı" olan Ruskiy Mir (Rus Dünyası), kendine bir ortak kültür, ortak tarih ve ortak değerler yaratmıştır ve bu değerlerin başında "Vatan sevgisi", "geleneksel aile" gelmektedir. İdeoloji, Batı'nın ruhsal ve ahlaki çöküş yaşamakta olduğunu söyler. Batı, kültürel kimliğini ve Hristiyanlığını terketmiştir. Rus Ortodoks Patriği Kirill'in deyimiyle Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı, "Tanrı'nın gerçekliği için günaha karşı (...) İyi ile Kötü arasında bir savaştır, (...) Günahı bir yaşam biçimi haline getirenlere (Onur yürüyüşü düzenleyen eşcinsellere) karşı" bir savaştır.

Ortodoks Hristiyanlığın onursal başkanlığı sayılan İstanbul Parikhanesi'nin Kirill'e karşı böyle bir soruşturma açması ve Rus Ortodoks Kilisesini uyarması pek olası görünmüyor; onu mahkum etmesi ise çok zor, zira en başta Sırp Ortodoks Kilisesi'nin böyle bir şeyi desteklemesi pek mümkün değil. Ayrıca Suriye'deki Ortodoks Hristiyanları temsil eden Antakya Patrikhanesi de, belki İskenderiye'deki Patrikane ve belki başka Partikhaneler de "üstün Rus" menşeyli bu tehlikeli duruma müdahale etmekte zorlanacaklardır. Burada, Rus yönetiminin bir şekilde kendiyle "hemfikir" hale getirdiği büyük ve önemli bir Partikhane, Rusları üstün millet ilan eden bir devlet ideolojisi ve onu sahiplenen Rus Patrikhanesi söz konusu.

Şimdi elbette Rusya'yı "haklı" bulan birileri de mutlaka çıkacak ve "Antiemperyalizm şeysi"nden falan bahsedenler olacaktır. Ama, aşırı Sağ ve de milliyetçi popülizm türlerinin nasıl da birbirlerine benzediği ve nasıl acınası bir çıkmaz sokakta oyalandıkları da anlaşılacaktır. Mesela böyle bir "şey"in ilerletilmiş ve "en geniş sınırlar"a oynayan sınır tanımaz haliyle, -sırf "Rus müttefik" diyerekten- Çin tarafından otomatikman destekleneceğini sananlar aldanır. 

Çin Komünist Partisi ÇKP'nin kongresi yaklaşırken, Çin'in Dünya'da ulaştığı onca prestiji, teknik ve  ticarî ve de parasal/kârsal başarısını böyle bir Rus saçmalığı için neden tehlikeye atması "gerektiği" sorusu havada. Zamana oynayan, yüzlerce yıllara uzanan planlar programlar yapan Çin'in, Putin'in "Büyük Rusya" oyununda ona alenen destek olmakta bir çıkarı yok, -tam tersine. Çin, olağan gelişmelerin sonucu olarak zaten Dünyanın en büyük "ökönomi"si olmaya aday, birçok alanda ABD'yi şimdiden geçmiş durumda. Ayrıca "Büyük Rusya" iseolojisi, Çin'in kendine Sibirya'da yeni tarım alanları oluşturmak ve buralardaki demografiyi Çin lehine değiştirmek türünden planlarına ters. Müreffeh Çin demek, en başta "çok iyi yemek" demek (Türkiye'deki gibi "çok sayıda beton sahibi olmak" demek değil). Çin'in Orta Asya ile iyi ilişkileri var ve Asya'nın devasa bir kısmını haybeden Rusya'ya hediye etmeye, pek niyetli olmasa gerek.

Bugünkü Rusya, zayıflayan "Batı"ya karşı, Sağ'ın en klasik "muhafazakar" biçimine ve "Üstün Rus" hakimiyetine dayanan post modern bir imparatorluk kurmayı hayal ediyor, ama çokuluslu eski imparatorluklar fikriyatının bile çok gerisine düşen bir anlayışla, sadece eski Sovyet coğrafyası ülkelerine değil, hem Batı'ya hem de Doğu'ya meydan okuyor, -üstelik henüz bunun pek farkında da görünmüyor. Yenilgiye tahammülsüz bir ideolojik inat için ve de Dünya için oldukça tehlikeli bir durum. Bundan kurtulmanın yolu, demokrasiden yana net tavır koymak ve çok can yakmış olan şu "alçak milletler ve yüksek millet" tipi ideolojiler saçmalığını artık tedavülden ilelebet kaldırmaktır. Özgürlüğün ve eşitliğin yeniden önemsendiği ve önemseneceği Dünyada bu mümkün.